Cherreads

Chapter 15 - bölüm 15 : miras. arc 1 : arc'a ottomana

Rum ateşi, illuminati türkiye üyelerini sardı. Ancak rum ateşi onlara ulaşmıyordu. Murat güç manüpulasyonu kullanarak rum ateşini saptırıyor ve ulaşmasını engelliyordu. Bunu yaparken gücünü sonuna kadar kullanıyor ve tüm çabası ile bunu yapıyordu

Ancak bu gerçek bir kurtuluşdan ziyade sadece ölümü geciktirirdi çünkü ateş onları canlı canlı pişiriyordu

Bu sırada sinem bir şet fark etti. Murat, ona verdiği hiçbir karışımı kullanmamıştı. Sinem onu azarlamak istese de bunu yapmaktan vazgeçti ve sadece 2 tane şişeyi ondan geri aldı. Bu iki şişe görünmezlik iksiri ve kişileri hasta halsiz hissettiren onlari hapşırtan ve ağir bir hastalığı taklit eden bir karışımdı. İlkini farklı bir amaç için kullanacak olsa da hastalık karışımı için planları vardı. Sinem yavaşça arielle'e yaklaştı.

Sinem : hey, arielle. Baksana

Bu sırada gücünü kullanarak olumsuzlukları toplamaya çalışan arielle bir an duraksadı ve ona baktı

Arielle : ne oldu sinem ? Meşgulüm görmüyor musun ?

Sinem : bekle biraz

Sinem şişeyi açtı ve tüm karışımi arielle'in üstüne boşalttı. Arielle artık sırılsıklamdı ve çok kötü hissediyordu. Hapşırıyor öksürüyor ve halsiz hissediyordu. Boğazı kuru ve başı ağrıyordu. Zar zor nefes alıyordu

Arielle aniden sinem'in üstüne atladı ve onu boğazladı. Nicholas onları ayırmaya çalışsa da arielle onu tutarken "ne yapıyorsun lan sen salak! Bizi öldürtmek mi istiyorsun?!" Dedi. Ama sinem "sen olumsuz durumlarda bulunarak güçlenmiyor musun ? Al sana güç" dedi ve o an arielle sakinleşip güç toplamaya devam etti

Arielle olumsuz olan herşeyi manipüle edebildiği için olumsuz, yani kötü bir durum içinde bulunmak onun için bir tehlike değildi. Tam aksine olumsuz ve umutsuz bir durumda olmak onun için bir güç çarpanı olarak işliyordu çünkü olumsuz olan herşeyi manipüle edebiliyordu

Ve arielle gerçekten de daha kolay güç toplamaya başladı. Bu sırada sinem güçlendirme karışımları ile murat'ı güçlendirip dayanmasını sağlamaya çalışıyordu.

Bu sırada ayhan hoca ve nicholas ile bu grubun büyükleri olarak plan yapıyordu

Ayhan hoca : e sen neden portalların ile bizi çıkarmıyorsun akıl var mantık var

Nicholas : evet yapabilirim ama odaya poetal açsak bir şey değişmeyecek, eğer başka yere portal açarsam ise kaçmış olacağımız için kaybetmiş olacağız. Yani kazanmak istiyorsak stratejik olarak bunu yapamam

Tam bu konuşma sırasında arielle nicholas'ı çekiştirdi ve topladığı bir olumsuzluk topluluğunu gösterdi. Ölüm korkusu, ateşin verdiği yanma hissi ve hastalık hissi gibi şeylerin oldukça yoğun bir topağı. 17 çeşitli olumsuzluk ve korku'nun tuhaf bir karışımı. Arielle bunu onlara atarsa muhtemelen bütün yunan tarafı şoka girerdi

Nicholas ise arielle'e baktı ve sadece "aferim evlat" dedi. Daha sonra planı açıkladı

Nicholas : planı açıklıyorum, bu şeyi odanın dışına atacağız ve olumsuzluk onlara fazla geldiği için şoka girecekler. Bu aslında iyi olsa da rum ateşinin direkt üstümüze çökeceği anlamına geliyor ki murat'ın da zaten daha ateşi tutmaya mecali kalmadı. Daha sonra onlar şokta iken oda'nın öbür köşesine portal acacağım ve sonrasında sinem yunan masonları üstüne doğaüstü güçleri bastıran bir karışım atacak. Planı anlamayan var mı ?

Herkes planı anlamıştı ve sinem murat'ın kemerinden o doğaüstü güçleri bastıran karışımı aldı ve karışım kapağına uzağa sıkabilen bir sprey ucu yerleştirdi

Plan bir an sonra uygulanmaya başladı. Nicholas önce bir portal açtı ve daha sonra dışarıya odaya açılan bir portal daha. 1 milisaniye sonra arielle olumsuzluk topunu oraya attı ve olumsuzluğu etrafa yaydı. Bu kadar olumsuz olgu ile karşılaşan yunan masonları ise ağır ve ayılması zor bir şoka girdi

Bu sırada nicholas rum ateşi üstlerine çökmeden önce bir portal daha açtı ve onları kendisi ile beraber odanın öbür ucuna gönderdi.

Bu olduğunda murat yorgunluk ile dizlerinin üstüne çöktü. Halinden aşırı yorgun olduğu belli oluyordu ve sinem'in bunun için bir karışımı da yoktu

Sinem, hiç vakit kaybetmeden şoka girmiş ve savunmasız haldeki yunan masonlarının üzerine formülünü sıktı. Hala şoktaydilar ve güçlerinin yarı yarıya kısıtlandığının henüz farkında değillerdi. Arielle ise olumsuzluğu kontrol ederek onların ayaklarını kaydırdı ve rum ateşi üzerine düşmelerine neden oldu. Sonuçta bu onlar için oldukça olumsuz bir durumdu

Nicholas'ın planında arielle'in bu hamlesi yoktu belki ama gerçekten mantıklı bir hamleydi, tek taraflı olarak. Ve yunan masonları ateşe düştükleri anda kendilerine geldiler. Ancak aias sonucu manipüle ederek onları yanmaktan kurtardı. Ateşe düşseler de aias sayesinde yanmıyorlardı. Daha sonra iki taraf da tarihi surlardaki o odayı terk ettiler

Ancak bu iki taraf arasında ortak bir ilke ve amaç vardı. Miras. Birisi Doğu Roma İmparatorluğunun mirasını daha öne çıkmarmak için kendi yöntemlerini kullanmaya çalışırken öbür taraf Osmanlı İmparatorluğunun mirasını korumaya çalışıyordu

Yunan masonları surların içine çekilirken illuminati türkiye surlarda bir kör noktaya çekildiler

O kör noktada dinlenmeye başladılar, hali ile en çok da murat dinlendi. Murat dinlenirken arielle ona hafifçe vurup "iyi işti çaylak. Çok başarılıydın" dedi. Hafif bir alay ama teşekkür ve minnet ile.

Ayhan hoca ise "şimdi iki taraf da çekildi. Yani yeni bir plana ihtiyacımız var" dedi ancak nicholas ona çıkışarak "sadece doğaüstü güç taşıyan eşyalar gelene kadar dayansak yeterli. Sonra onları aynen böyle toplayıp temelli şutlayacağız. Hem güzel bir haberim var. Eşyalar yarın geliyor, ancak yunan masonlarını 1 günlüğüne püskürtmemiz gerekiyor. Ve bunu, burada yapacağız. Anlaşıldı mı?"

O anda herkes başını evet olarak salladı

**********

Bu sırada yunan tarafı da pek farklı değildi, büyük demir bir kova ile rum ateşini taşıyorlardı ve bir yandan da söyleniyorlardı

İri adam alex'e "iyi ettin alex iyi ettin değil mi ? Mis gibi rum ateşi yakar geçer değil mi?!" Dedi alex ile alay ederek. Bir yandan da ona sertçe omuz attı. Rum ateşi getirmek sonuçta onun fikriydi ve az kalsın ölüyorlardı. Bu yüzden bu kadae ağır karşı çıkmakta bir nevi haklıydı. Ancak alex'den cevap gecikmedi. Onun yüzüne karşı söyledi

Alex : bana hiç öyle bakma vasileo. Böyle saçma sapan şekilde durumu tersine çevirebileceklerini ben nereden bilebilirim ?

Evet, o iri adamın ismi vasileo idi. Ve vasileo hiç bekletmeden cevap verdi

Vasileo : o kadar matematik profesörüsün, bir zahmet onu da hesapla

Alex : o kadar zamanı kontrol ediyorsun iki dakika zamanı durdur öldür gitsin o zaman

Amara bu konuşmanın sadece aralarını açacağı gerçeğini çapucak fark etti ve ikisinin arasına girdi

Amara : bu tartışmanız hiçbir yere çıkmayacak. Şuanda yapmamız gereken şey rum ateşi'ni geride bırakıp illuminati türkiye tarafını aramak. Unutmayın, buraya doğu roma imparatorluğunun mirası için geldik birbirimizi yemek için değil

Alex ve vasileo derin bir iç çektikten sonra amara'nın haklı olduğuna karar verdiler. Kahretsin, bu kız gerçekten de görev bilinci ile dolup taşıyordu.

Ve bir plan kurdular. Surların içinde avcı olan taraf onlar olacaktı, zaten karşı tarafta 1 etkisiz eleman olduğu için avantaj onlardaydı. Ama kendilerinin de bir dezavantajı vardi ki doğaüstü güçleri yarı yarıya zayıflamıştı.

Ancak bir avantajları vardı. Nicholas'ın portal açma gücü burada seyahat için işe yaramazdı çünkü onun seyahati mikro değil makro çalışıyordu. Ancak bu onlar için geçerli değildi çünkü vasileo zamanı yavaşlatarak onları normalden daha hızlı yapabilirdi. Doğaüstü güçleri kısıtlanmış olsa bile vasileo onlar için hala büyük bir avantajdı

Bu plana bağlı olarak, etraftaki zamanı yavaşlatıp illuminati türkiye grubunu aramaya ve uzaktan izlemek için onları bulma umudu ile gezmeye başladılar

Yaklaşık 10 dakika sonra 2 grup, insanlardan uzak ve oldukça geniş bir köşede karşi karşıya geldi. Burada doğaüstü güçlerini kullanmaları ise hiçbir sakınca içermiyordu

Ve savaşları başladı. Ayhan hoca doğal olarak geri çekilmek zorunda kaldı. Sonuçta hiçbir doğaüstü gücü yoktu

İlk hareketi ise sinem yaptı. Ellerine özel bir karışım döktü, bu karışım onun savaş gücünü doğrudan arttırdığı için bir avantajdı. Daha sonra aias aradaki cüsse farkı yüzünden sinem'in üstüne yürüdü. Hem fiziksel hem de doğaüstü gücüne güveniyordu

More Chapters