3.BÖLÜM UZUN BİR YOLCULUK
Akşam vakti kar fırtınalı havada tüm vücudu kanlı bir şekilde çadıra giren Svetlana oğlunun emekliyip gözlerinden yaş akarak yanına gelmeye çalıştığını görür.
Çadırın içi neredeyse tek kişilik bile olmayan yastıksız bir yatak, yatağın hemen onünde ise çok küçük oturma yeri vardır
Svetlana elindeki çantayı ve kılıcı oturma yerine koyduktan sonra yataktaki emekleyerek yanına gelmeye çalışan oğlunu kucağına alır.
"Ben yokken çok mu korktun"
Niko evet anlamına gelicek şekilde başını sallar. Kafasını annesinin göğüslerinin üzerine koyar.
Niko 4 yaşında olmasına rağmen ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyordur. Bunun sebebini bilmeyen Svetlana kendisi yüzünden olduğunu düşünür.
Svetlana oğlunun saçını okşayarak" acıktınmı yemek yapmamı ister misin."
Niko kafasını annesinin üstünden çekip gözyaşlı gözleriyle evet anlamına gelicek şekilde başını sallar.
Svetlana oğlunun gözündeki göz yaşlarını sildikten sonra "Sen biraz bekle ozaman burada ben sana yemek yapayım" Svetlana oğlunu yatağa koyup Niko'dan evet anlamına gelicek şekilde cevab aldıktan sonra çantayı ve kılıcı alıp dışarı çıkar. Çadırda yer olmadığı için çadırda yemek yapamıyordur.
Svetlana çadırdan çıktıktan sonra oğlunun daha fazla korkmaması için çadırın perdesini açarak kendisini görmesini sağlar
Kar fırtınasıda durmuştur. Svetlana çantadan odun ve bir et çıkartır gerisini karın altına saklar. Odunları ateş yakacak şekilde yerleştirip büyüyle mavi bir ateş yakar çıkardığı etide son kalan dala geçirip ateş üstünde çevirerek eti pişirmeye başlar. Et pişine kadar bugün olan olayları gözden geçirir.
İlk kez kılıç buldum işimi çok kolaylaştıracak ama biraz alıştırma yapmam lazım büyük ihtimalle çok güçlü bir kılıç. Konsey üyesinin oğlu kullanıyordu konsey bu kılıcı yapmak için ne kadar zaman harcadı acaba
Canavarda çok garipti daha önce çok canavarla karşılaştım ama bu hepsinden garipti normalde büyüye tepki vermeleri gerekiyordu ama büyüye değil benim hareketlerime tepki verdi. Kendimi büyü ile kaplayıp hareket ettikten sonra ise bana saldırmadı sanki aklı var ama tam değil yarım akıllı. Büyümün ne kadar güçlü olduğu nu anladığı için büyü ile birşeyler yaptığımda hiç birşey yapmadı ama büyüsüz hareket edince beni güçsüz olarak gördü ve bana saldırdı. Eğer gerçekten tam akıllı olsaydı ona yenileceğimi anlardı. Ve ya ben hepsini kafamda kuruyorum bu diğerlerinden farklı bir tür de normal bir canavarda olabilir.
Svetlana bunları düşünürken etin piştiğini görür. Etin soğuması için karın içine sokar. Birazcık bekledikten sonra eti çıkartıp tüm vücudu kanlı bir şekilde ateşi söndürmeden çadıra girer.
Çadıra girdikten sonra oğlunu kucağına alıp yatağa oturur. Oğlunun başını sağ koluna yaslayıp eti daldan çıkartıp çıkarttığı odunu kenara koyduktan sonra eti küçük küçük parçalara böler. Küçük parçaları tek tek oğluna yedirir. Durumları olmadığı için Günde ya bir ya da sabah akşam yemek yedikleri için oğlu doyana kadar yemek yemez.
Etden böldüğü küçük parçayı oğluna ağzına götürür ancak oğlu ağzını kapatır." Doydunmu"
Niko" evet anlamına gelicek şekilde başını sallar. Svetlana bu cevabı aldıktan sonra etten kalan küçük kısmı kendisi yer ve oğluyla beraber çadırın arkasına yagmur sularının olduğu yere giderler biraz su içtikten sonra ısınmak için ateşin yanına gelir.
Svetlana havaya bakarak tekrardan kar fırtınası başlıcak gibi hemde havada soğuk ateş sönücektir sabahta erken kalkmamız gerekiyor Niko'yu yatırsam iyi olucak.
Tekrardan çadıra giren Svetlana ilk önce oğlunu yatağa otuttutur. Daha sonra kanlı kıyafetini çıkartarak yerdeki oğlunu büyük olan kıyafeti oğluna giydirir. Niko'yu yatırdıktan sonra kan kokan kıyafetini oğlunun üstüne örter.
"Bugün erken uyumam gerekiyor yarın erkenden başka bir yere gitmemiz gerekiyor. Kötü kokuyo olabilir ama birazcık dayanman gerekiyor tamammı"
Niko evet anlamına gelicek şekilde başını salladıktan sonra oğlu uyuyana kadar yanında bekler kısa süre sonra uykuya daldıktan sonra dışarı çıkıp çadırın perdesini örtüp ateşin yanına oturur.
Sabah hangi tarafa gitsek acaba. Başkentin hangi tarafta olduğu bilmiyorum keşke bilsem. Hangi yol daha sıcaktır ki hangi yöne gitsek rahatça yaşaya bilirizki. Kasabanın olduğu yere gidemem burası çok soğuk olduğu için yukarı tarafa da gidemem yani ya sola ya da aşağısı kaldı hmm bence aşağı tarafa gidelim öyle güvenli olacağımızı hissettim
Svetlana hangi yöne gideceğini kesinleştirdikten sonra ateşi söndürüp dışarıda kalan kılıcı alıp çadıra girer. Kılıcı kenara koyup kanlı şekilde oğlunun üstündeki kıyafeti alıp oğlunun yanına iyice sokukduktan sonra kıyafetini oğlunun tamamının geri kalanını da kendisinin üstüne gelicek şekilde örter svetlana nın vücudunun yarısı dışarıda kalmıştır. Svetlana bir kaç dakika içinde uykuya dalır.
Sabahın erken saatlerinde Kalkan Svetlana ilk önce oğlunun kendine gelmesi için kaldırır. Daha sonra oğlunun üstündeki kıyafeti kendi üstündeki kıyafetin üstüne giyerek dışarıyı kontrol etmeye çıkar.
Tamda Svetlana'nın tahmin ettiği gibi akşam kar fırtınası olmuştur ve kar birazcık olsada yükselmiştir.
Arkasına dönen Svetlana'nın gözleri fal taşı gibi açılarak ortalama 1km uzaklıkta gideceği tarafta(Güney) da dün karşılaştığı canavarı görür.
Olamaz bunun ne işi var burada nasıl beni takip ettiki çabucak uzaklaşmamız gerekiyor.
Hemen çadıra giren Svetlana ilk önce daha adam akıllı uyanamamış oğlunu kucağına alır daha sonra yerdeki kılıcı alıp dışarı çıkar.
Kara gömdüğü malzemeleri alıp çantasını da aldıktan sonra hemen yola koyulur. Oğlunu sol tarafına kılıcını da sağ eline alıp korkukudan yarım yamalak taktığı çantası ile beraber sola(Batı ya) doğru koşarak yol alır.
Sanki dün konuşmamı duymuş gibi niye orada çıktıkı beni takip etse bile ben daha hiç oradan geçmedim ki. Niye bir şeyim hız hiç bir zaman düzgün gitmez. Svetlana bir şey unuttuğu farkeder
Olamaz su yu almayı unuttum. Alma şansım da yok Şuan bunu düşünme çabucak uzaklaş buradan ölmek istemiyorum daha adam akıllı kendime gelemedim gücümü toplamam uzun sürecek.
Biraz uzaklaştıktan sonra Svetlana Canavara bakarak hiç hareket etmediğini görür. Korkudan kendimi büyü ile kaplamayıda unuttum. Umarım beni takip etmeyi bırakır büyük ihtimalle sandığımdan daha da güçlü.
Bir kaç dakika dinlendikten sonra eline bir ıslaklık geldiği ni fark eden Svetlana oğluna bakar.
Oğlunun gözlerinin dolduğunu fark eder.
"Noldu Niko"
Niko eliyle kendisine büyük olan kıyafetin ortasının ıslandığını gösterir.
Svetlana çok az gülerek. "Bunun için mi Ağlicaktın zaten her gün yapıyorsun bir şey olmaz"
Niko ilk önce şaşırır sonra birden sessizleşip birden ağlamaya başlar.
Svetlana oğlunun başını okşayarak "Sakin ol Niko neden ağlıyorsun sen daha çocuksun çok normal ağlama" Annesinin bu sözünü duyan Niko daha da çok ağlamaya başlar.
Svetlana canavarın hareket etmediğini teyit edince yürümeye başlar. Yürürken Niko'nun susması için oğluyla uğraşmaya başlar.
*******
Küçük bir kasabada sabah saatlerinde Maksim günlük işlerle uğraşırken kasabanın girişinden gelen 3 kişiyi görür.
Bu 3 kişi kendisini siyah kıyafetler ile gizlemiş olduğunu görür. Bu kişilerin konsey muhafızları olduğunu anlar ve hemen yanlarına koşar.
Yanlarına geldiğinde Çok güçlü bir güç hissedip diz çöker."hoşgeldiniz efendim" Niyeyse Dmitri'den daha güçlü görünüyorlar
En ortadaki 2.50 metre civarlarında sağda ve solda duran diğer iki kişi ise 1.60,1.70 boylarındadır.
Ortadaki uzun boylu kişi sertçe direk konuya girer." Bize olan tüm herşeyi anlat"
Bir erkek diğer ikise de kadın gibi duruyor. Maksim olan herşeyi anlattıktan sonra soldaki kadın cebinden bir pusula çıkartıp büyü ile havada durdurur. Daha sonra pusulanın üstünden elini çırparak sarı tozlar akıtır. Bu sarı tozlar pusulayı aydınlatır. "Gerçekler ve Yalanlar" bir kaç saniye sonra.
"Efendim yalan söylemiyor, o kaçan kadının yerini de buldum"
Buldunmmu? Bu anlattığım şeylerden mi buldun imkansız Konsey muhafızları bu kadar güçlüyse üslerini bilemiyorum.
Ortadaki adam sert ses tonuyla" hızlıca oraya gidelim. Anlattıklarınız için teşekkür ederim bayım.
"Rica ederim"
Maksim'in Cevabını aldıktan sonra köyden yürüyerek uzaklaşırlar Maksim'in üzerinden kalkan büyük yükten sonra"bu kadar mıydı çok daha farklı şeyler düşünüyordum... Umarım Sağ Salim gelirsin abi..."
