Cherreads

Chapter 8 - 7. Bölüm: Sarsılmaz Eşik

Hakan Bey'in özel operasyon ekibi, İstanbul'un altındaki o "anomaliyi" bulduklarından emindi. Dev devasa delici matkap, Arda'nın yerleştirdiği ilk Obsidyen tabakasına çarptığında çıkan ses, yeraltı şehrinin yankı odalarında bir çan gibi çaldı.

Arda, kontrol panelinin (aslında devasa bir Redstone devresinin) başına geçti. Yavuz yanındaydı, kollarını kavuşturmuş ekranları izliyordu.

"Hakan Bey sabırsızlanıyor," dedi Yavuz soğuk bir sesle. "Matkabın ucundaki elmas uçlar bile bu bloğu çizemiyor. Birazdan patlayıcı deneyecekler."

Arda gülümsedi. "Denesinler. Enerjiyi geri yansıtma zamanı."

Hakan Bey'in ekibi delme noktasını C4 patlayıcılarla doldurdu. Geri sayım bittiğinde devasa bir patlama gerçekleşti. Ancak beklenenin aksine, patlama içeri doğru değil, dışarı doğru patladı. Arda, Obsidyen bloklarının arasına gizlediği "Respawn Anchor" (Yeniden Doğuş Çapası) mekanizmasını modifiye ederek patlamanın tüm kinetik enerjisini yüzeye geri göndermişti.

Yüzeydeki araçlar havaya uçtu, matkap paramparça oldu. Kimse ölmedi ama herkes sarsıldı. Arda, bu kaosu bir "iletişim fırsatı" olarak kullandı.

Patlamadan beş dakika sonra, Hakan Bey'in elindeki telsizden cızırtılı bir ses yükseldi:

"Sayın Hakan Bey, matkaplarınızın kapasitesi bizim kapı zilimizi çalmaya bile yetmedi. Eğer gerçekten içeri girmek istiyorsanız, kapıyı biz açalım. Ama tek başınıza geleceksiniz."

Hakan Bey, ekibinin itirazlarına rağmen aşağı indi. Asansör kabini (hızlı bir su asansörü) onu saniyeler içinde 200 metre derine indirdi. Kapılar açıldığında, karşısında bir teknoloji harikası ile bir oyun dünyasının imkansız birleşimini gördü.

Arda ve Yavuz, Hakan Bey'i kristal gibi parlayan bir masada karşıladılar. Masanın üzerinde, yavaşça dönen küçük bir "Enchanting Table" (Büyü Masası) duruyordu.

"Beni buraya hapsetmeye mi çalışıyorsunuz?" diye sordu Hakan Bey, etrafındaki devasa Demir Golemlerin (Iron Golem) sessiz korumasını izlerken. Bu devler, modern robotlardan çok daha organik ve tehditkar duruyordu.

"Hayır," dedi Arda. "Seni ortaklığa davet ediyoruz. Ama patron biziz."

Arda parmağını şıklattı. Hakan Bey'in hemen yanındaki beton blok aniden yok oldu, altında ucu bucağı görünmeyen bir lav çukuru belirdi. Bir saniye sonra blok geri geldi.

"Bizim dünyamızda silgi yoktur Hakan Bey," dedi Arda. "Sadece yeniden inşa etmek ya da tamamen yok etmek vardır."

Hakan Bey, terini sildi. Korkmuştu ama aynı zamanda büyülenmişti. Modern dünyanın parası ve gücü, bu çocuğun elindeki "pikseller" karşısında anlamsızdı.

"Pekala," dedi Hakan Bey titreyen bir sesle. "İlk projemiz ne olacak?"

Arda, haritayı açtı. "Afrika'nın Sahra çölünü yeşillendireceğiz. Ama önce... şu patlattığınız matkabın faturasını keseceğim"

More Chapters