Gorgeus: Ve şuanda geldiğimiz nokta gerçekten kelimelerin bittiği yer sevgili okuyucu....
Neden mi ? Anlatmama izin ver sevgili okuyucu
Sana zaten geçen bölümde ani ve sebepsizce öldüğümde bunun aklımın sınırlarını ne kadar zorladığını ve bunu başkalarına anlatmak istediğimi söyledim.
Fakat kimse'nin bana inanmayacağını ve hayal gördüğümü yada delirdiğimi düşüneceklerinin de farkındaydım. Ama belki bir umut biri bana inanır, anlattıklarımla dalga geçmez ve beni ciddiye alır diye düşünmüştüm. Sonuçta içini dökmek herkesin ihtiyacı değil midir sevgili okuyucu...
Gorgeus: Ve o andan sonra hızla, gidebileceğim en hızlı şekilde şehir meydanına koştum. Adeta tüm ciddiyetimi bir kenara bıraktım. Kalabalığı ve yoldan geçenleri topladım.
Onlara yaşadıklarımı büyük bir ciddiyetle anlattım. Peki ne oldu biliyor musun? GÜLDÜLER! BENİM DELİRDİĞİMİ ZANNEDEREK BENİMLE ALAY ETTİLER VE BANA DELİYMİŞİM GİBİ DAVRANDILAR!
NASIL OLUYOR BU?! BEN DELİRMİŞ OLABİLİR MİYDİM? ASLA!!
Gorgeus: ve bu olaydan sonra bu rotada şehirdeki deli ben oldum. Beni bir akıl hastanesine kapattılar. Zaten deli olmadığımı kanıtlayamazdım. Onlar deli olmadığıma inanmayacağı ve işlerine geldikleri için beni "tedavi" etmeye çalışacakları için aklıma daha şeytani bir fikir geldi
Bu hastane'nin imkanlarını kullanmak
Hastane bana temel ihtiyaçlarımı ve bazı kağıt yada kalem gibi şeyleri getireceği için bunu kullanmaya karar verdim. Burada hastaları tedavi ederken bir yandan da oyalanmaları için onlara böyle şeyler veriyorlar. Ve bende kağıt aldım. Tabiki kağıt ile beraber bir adet kalem
Ama normal birisi gibi kurşun veya tükenmez kalem de değil, boyama kalemi. Pastel boya!
Hani şu çocukların pastel boyama setlerinde olan kalemlerden
O anda istemsizce bir kahkaha attığımı hatırlıyorum. Ama bu rota yüzünden o hastaneyi asla affetmeyeceğim
Gorgeus: Bununla beraber tabiki o kalemi resim yapmak için değil o yaşadığım olay üzerine denklemler ve hesaplamalar kurmak için kullandım. Ama ne olursa olsun o ölüm orada bir mantık hatası olarak duruyordu! Bu mantıklı değildi. Resmen... kelimelerin ve mantığın bittiği bir yerde olduğumu hissettim. Muhtemelen gerçekten de öyledim
Gorgeus: Ve o an bu olayda mantık aramayı bıraktım. Pes etmek anlamında değil yöntem değiştirmek anlamında.
Demek ki bu olay bilinen mantık ile çözülemiyordu, o zaman mantıksızlık absürtlük ve saçmalık ile çözülebilirdi
Ve o andan sonra bu yolu gerçekten denemeye başladım. Ne kadar aptalca ve saçma, mantıksız şey varsa denedim. Öyle ki benim deli olduğuma daha da fazla inanmaya başladılar. Oysa ben sadece amacıma ulaşmak için farklı bir yöntem kullanıyordum
Gorgeus: Ama hiçbir işe yaramadı. Peki bu absürt ve saçma şeyi yaşatan olgu ne olabilirdi ? Geçen sefer ölümüm saçmalıktı. Ama ontolojik olarak bir saçmalık
Bunu fark ettiğim an adeta aydınlanma geçirdim desem yeridir. Ve o andan sonra ontolojik güçlerimi kullanmaya karar verdim. Varoluşsal hasar veya benzeri bir şey için değil. Ontolojik seviyede bir saçmalığa neden olabilmek için
Ve o anda hücremin içindeki varoluş titredi hatta tüm akıl hastanesi bununla sallandı.
Ve....
Gorgeus: Gerçekten de ölmüş ve başlangıç noktasına geri dönmüştüm
Bu... bu benim için tarihi bir keşifti. Demek ki sebep buydu, ontolojik bir saçmalık yani olmaması gereken mantıksız bir şey beni öldürmüştü.
Ancak burada 2 soru ortaya çıkmakta sevgili okuyucu. İlk olarak neden sorusunu cevaplamak gerekiyor. Bunun bana neden böyle yaptığı ve daha da önemlisi nasıl yani bunun bunu nasıl yaptığı ve bu olgunun arka planda kendi içinde nasıl çalıştığı. Odaklanmam gereken ve çözmek için çabaladığım nokta bu olduğu için tabikide hemen çözmek için çalışmalara başladım
Hatta bunu bir kuram olarak yazıp üstünde bilimsel araştırma yaptığım bir denemem bile olmuştu. Şaka yapmıyorum
Gorgeus: Ve tüm araştırmaların, yaptığım deneylerden gelen sonuçlar ve daha bu olgu üstüne olan ne varsa tek bir kapıya çıkıyordu
Benim aklımın ötesinde üst düzey bir varlık. Belki benik evrenimin bile dışında olan birisi.
Ve asıl çalışmalarım tam da o zaman başladı sevgili okuyucu. Bu varlığı gözlemlemenin, görmenin, belki onunla etkileşime girmenij ve hatta onu yenmenin planlarını yapıyordum. Ne ile karşı karşıya olduğumu bilmesem bile bu bilinmeyene doğru adeta korkmadan yürüyordum. Ama tabiki önlemlerimi alıyor, iyimserliğin beni kör etmesine izin vermiyordum. Ve dürüst olmak gerekirse benim bu varlık hakkında birkać düşüncem vardı, doğru yada yanlış. Ama vardı
Gorgeus: İlk olarak bu varlık kesinlikle öyle yada böyle, bir nedenden ötürü oldukça güçlü olmalıydı. Eğer benden daha zayıf olsaydı absürtlük yüzünden beni öldüremezdi
İkinci düşüncem bir şey veya bir nedenden ötürü beni izliyor yada en azından ilgileniyor olduğuydu. Sonuçta öyle olmasa benimle böyle oyun oynar gibi dalga geçercesine öldüremezdi.
Üçüncü olarak düşündügüm diğer şey ise beni öldürüp rota'mı sıfırlamasının bir amacı olduğuydu.
Ama sadece bunlar değil. Benimle ilgilenen anlaşılamaz ve çok güçlü bir varlık olma olasılığından başka ihtimaller de düşünmüştüm tabiki
İkinci düşüncem ise bir olasılıktı. İlahi ruhların başka ve daha dolaylı bir müdahale yapması da ihtimallerim arasındaydı
Ama bunlar bir kenara, o şeyi kendim gözlem ile bulamazdım. Bu yüzden onun ortaya çıkması gerekiyordu. Yada en azından ben öyle zannediyordum diyelim
Ve sevgili okuyucu, gelelim en ilginç kısma
O varlığın kendini göstermesi için sayısız şey denedim. O kadar absürt ve tuhaf şeyler ki aklın hayalin şaşar.
Gorgeus: Mesela bir keresinde fizik kurallarını tamamen bozmuştum. Gerçi o denemede ilahi ruhlar müdahale edip beni öldürmüştü ama konumuz bu değil
Dediğim gibi, o şey ortaya çıksın diye sayısız saçma şey yaptım. Absürtlük dediğimiz kavramın sınırlarıni zorladım. Ama sadece ölüyordum. Sayısız mantıksız deneme ve yine aynı boş anlaşılmaz ve mantıksız ölüm. Ama artık en azından aradaki bağlantıyi çözmüştüm. Saçmalık ile dengeyi bozmak aynı saçma mantıksız ve nereden geldiği bilinmeyen ölümü getiriyordu
Gorgeus: Ve sonrasında ne yaptım biliyor musun sevgili okuyucu
O varlığa seslendim. Onu tehditler ve küfürler ile bir düelloya çağırdım. Utanmazca ve arsızca. Onu çağırdım ve ona seslendim. Sanki yoldan geçer herhangi birine sesleniyormuş gibi. Ama işin tujaf olan kısmı tam da bu.
Çünkü bu işe yaradü. Evet... bu işe yarayan tek yöntemdi. O kadar çalışma ve araştırma yaparken aslında tek yapmam gereken şey ona seslenmekmiş!
Ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha
Gorgeus: Ne kadar da.... komik.... ne kadar da.... mantıksız.
Gorgeus: Ve yine de işe yarayan yöntem bu oldu sevgili okuyucu. En azından mantığım doğruydu. Mantıkla aşamadığım bir engeli mantıksızlık ile aşmayı gerçekten de başarmıştım. Sonra göklerden, hayır. Göklerin de ötesinden sağır edici bir cam kırılma sesi duyuldu. Ve gökyüzüne baktım. Sonra....
