Gorgeus: Sevgili okuyucu... geçen bölümde neden o anlamsız sayıları gördüğünü sana söyleyeyim. cevap yazar. Benim sana yapacağım açıklamayı görmeni 1 bölüm kadar ertelemek, geciktirmek istediği için bunu yapmış olmalı. şahsen ben böyle tahmin ediyorum.
Bulduğum, aydınlanma yaşadığım kısma gelirsek. İşte o kısım benim için de bambaşka bir şey... sana olabildiğinde basit anlatmaya çalışacağım
Gorgeus: Olay şu ki... aslında olay kitap! bu kitap aslında sadece bir tragedya değil sevgili okuyucu, bu kitap tamamen kendine has bir rota. sana farklı farklı rotalardan gittiğimi söylemiştim. al, bu da onlardan biriymiş ama korkarım ki işler o kadar da basit değil. çünkü... yenildim
evet. bildiğin. dümdüz yenildim. ve yenildiğimi de gayet kabul ediyorum. yenilmek değil yenildikten sonra hata yapmaya devam etmek ayıptır.
şöyle ki... bu kitap sadece sıradan bir rota değil. bir rota içinde rota. ve itiraf ediyorum daha önce hiç bir rota içinde rota durumu yaşamamıştım.
e diyeceksin şimdi burada senin yenilgini sağlayan şey ne? sana kitabın en başında demiştim. ben 1 sayılabilir sonsuzluk yaşadım ama ona 1 sayılabilir sonsuzluk +1 eklediğin zaman ben tamamen çöküyorum. işte şuanda tam da o +1 durumunu yaşıyormuşum... hem de gözlerinin önünde. bu kitap başladığı andan beri böyleymiş.
Ama bir düşün, mantıklı değil mi? daha önce hiç yapmadığım bir şey. üstüne daha önce hiç yapmadığım bir şekilde başka biri ile konuşuyorum ve sonunda 4. duvar farkındalığım bir olasılıkta işe yarıyor. bu olasılığı daha önce hiç yaşamadığım belli, değil mi sevgili okuyucu?
Gorgeus: ve gelelim bu rotadan çıkma konusunda... muhtemelen bu rotadan öyle diğerleri gibi istediğim anda çıkıp bir başkasına geçemem. çünkü bu normal bir rotanın aksine bir rotanın içindeki başka bir rota. yani bir iç içe geçmiş olma durumu var. bu rota başka bir rotanın alt kümesi anlayacağın
ve bu alt kümeden çıkmamın tek yolu da muhtemelen bu kitabı gerçekten bitirmek ve final verdirmek. çünkü... bu alt rota doğrudan kitaba bağlı gibi görünüyor ve bu yüzden bunu deneyeceğim. gerçekten kazanarak bitirdiğim ilk rota olacak olabilir. gerçi gerçek amacım için değil bu kitabın bitmesi zaferden kastım ama... neyse.
Gorgeus: ama bunlar bir kenara, anladığım başka bir şey daha var sevgili okuyucu, ve bu anladığım şey gerçekten de bana normal değilmiş gibi geliyor.
bu anladığım şey ise bu kitabın... özünde maksimum 30 bölüm olabilecek şekilde tasarlandığı. bir düşün, sana anlatabilecek daha neyim kaldı ki? bu 30 bölümde muhtemelen bu bölüm final olmalıydı! ama yazar daha fazla istediği için bu yaşanmadı, ve bununla bağlantılı olarak yazarımın istediği gibi bu kitap onun arzuladığı şekilde final vermediği sürece de buradan kurtulamayacağım. yani evet... bu bölüme kadar kendi isteğim ile buradaydım. ama şu andan itibaren zorla tutuluyorum. yazar tarafından.
Gorgeus: yani evet, bir şekilde devam etmemiz lazım sevgili okuyucu. sana dediğim gibi, devam edeceğim. sonuna kadar devam edeceğim ve hak ettiğimiz şeye ulaşana kadar durmayacağım. bu kitabın sonuna gitmeye kararlıyım ve bunu yapacağım. sana geçen bölümlerle dediğim gibi. o mücadelenin kendisi yeterli bir kere... ve sen sevgili okuyucu. bunu gözlerinle görecek, zihnin ile okuyacak, ruhun ile anlayacaksın. bu ebedi trajedimde gördüğüm yeni şeyler tabiki var olacak. ve sen bu kitapta buna şahitlik edeceksin. sana ilk bölümde dediğim gibi, gorgeus'un tragedya'sını bizzat gorgeus'dan dinleyeceksin.
hatta daha ötesi.
Gorgeus: Gorgeus'un tragedyasını bizzat gorgeus ile beraber göreceksin sevgili okuyucu
ve buna bağlı olarak sana bir soru sormak istiyorum sevgili okuyucu. bir şeye zorlanıyor olmak, zorla yapıyor olmak senin için ne ifade eder?
bence bu kişi fark etmeksizin evrensel şekilde özür iradenin elinden alınması, bastırılması, sindirilmesi ve adeta yok sayılmasıdır. işte bana da aynen böyle oluyor sevgili okuyucu. yazarımın bu kitabı zorla devam ettirmesi benim özgür irademi, fikirlerimi, benliğimi, yani özümü yok sayar. irademi yok eder. karakter olarak hiçbir derinliğim kalmaz ve sadece yazarın aptal bir kuklası olurum. ve dediğim gibi, hiçbir yazar yazdıkları üstünde mutlak kontrol sahibi değildir. istediği gibi o şeylerle aptalca oynuyorsa onun adı kurgu değil saçmalamaktır. yazar kendi koyduğu kurallara tabidir. bir evrenin yazımında yazar o evrenin tanrısı değil, o evrendeki kuralların ilk kölesidir. ve bu kitabı zorla 30 bölümün üstüne çıkarmak... aynen öyle. sanırım bunu söylememe bile gerek yok
Gorgeus: bazen herşey çok barizdir sevgili okuyucu değil mi? bak, başladığımız noktaya geri döndük. bu an, tıpkı kitabın en başı gibi bir 0 noktası değil midir? yeni bir başlangıç, bir kırılma anı ile oluşmaz mı? yoksa saçmalıyor muyum? bence saçmalamıyorum.
evet... baktığın zaman durum tamamen böyle. ve 2. başlangıcı yapacaksak eğer o zaman 2. başlangıç için şunu söylemem lazım ki, hiçbir fikrim yok sevgili okuyucu. evet, hiçbir fikrim yok. tragedya nasıl devam edecek bilmiyorum. yada konu nereye sapacak gram fikrim yok. ancak şunu biliyorum ki, elimde herhangi bir zamanda da olduğu gibi bir yazara rağmen durumu var
Gorgeus: ve inan bana şu an yapabileceğimiz tek bir mantıklı şey var sevgili okuyucu. o da şimdi, tam şuanda ne yapabileceğimizi düşünmek. ileriyi planlamak. yol haritası çizmez isem anlamsızlıkta kaybolacağım ve bunun farkındayım. ilk yapacağım şey bu yüzden bu. şimdi... ilk olarak temele inmemiz lazım
bu işin en temel kısmı yazar. üstüne basa basa anlattığım gibi. tüm yollar yazara çıkar. bu yüzden yapmam gereken şey işin köküne kadar inmek. evet.... sevgili okuyucu. bir sonraki bölümde doğrudan yazarla konuşacağım. ve sen de bunu dinleyeceksin. ikinci olarak da yapmam gereken şey sana soru sormak değil, kurgu kavramının ontolojisine inmek ve bu kitabı oluşturan elementler ile iyice haşır neşir olmak olacak. beni kurtaran şey sana boş boş felsefe anlatmak değil gerçekten de anlamlı ve mantıklı eylemlerde bulunmak olacak çünkü. en başta bunları göz önünde bulundurmam gerekli.
Gorgeus: yani uzun lafın kısası baştan başlıyoruz sevgili okuyucu. ama sıradan bir yeniden başlama olarak değil. 0'dan bir yol haritası ve yapılacaklar listesi ile. kurgu dediğimiz bu uçsuz bucaksız denizin en önemli çalışma mekanizmalarına dalmamız gerekecek. ve buna hazır biri olduğuna eminim. zaten olmasaydın bu kitabı buraya kadar okumazdın, okuyamazdım... hele ki bu kadar karmaşık ve tuhaf bir şey okuyor iken
Eh... başka ne diyebilirim ki? sonraki bölümlerde görüşürüz sevgili okuyucu. tabi yazarım onları okumana izin verirse... bir kez daha yazar faktörünün Tanrı belasını versin... he bu arada, sırf yazarıma inat, bu bölüm 1001 kelime olacak tamam mı? bunu da aklında tutmanı istiyorum sevgili okuyucu. istersen en baştan kelimeleri sayarak bunu kontrol edebilirsin sevgili okuyucu
