Cherreads

Chapter 2 - 2-Bölüm:Zenith'in Kılıcı

Uyandığımda güneş neredeyse tam tepedeydi. Hızlıca ayaklanıp ellerimi ve yüzümü yıkamak için lavaboya gittim.. Yüzümü kurulamam ile kapının çalması bir oldu. Kapıyı açtığımda karşımda Ryou'yu gördüm.

Sonunda uyandın Rain. Hadi gel gidip kahvaltı yapalım. Bu sözleri ardından Rain'i kolundan tutup çekiştirmeye başladı.

Hey bekle bir dakika günün bu vakti nasıl bu kadar enerjiksin?

Sayende uzun zaman sonra ilk kez bu kadar rahat bir uyku çektim. Tabi ki de enerjik olacağım. Bu arada dizlerinin üzerinde uyumama izin verdiğin için teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim Ryou.

Ne için? Ben ne yaptım ki?

Farkında değilmisin?

Hayır, neyden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrim bile yok.

Ahh bilmesende olur, pek de önemli birşey değil.

Pekala öyle olsun.

Taze ekmeğin sıcacık kokusu Rain'i tam anlamıyla ayıltmıştı. Oh çok güzel kokuyor. İştahım açıldı resmen..

Hahaha- beğenmene sevindim.

Hey Ryou.

Efendim?

Bundan sonra ne yapacağız?

Nasıl yani?

Günlerimizi nasıl geçireceğiz? Önümüzde çok uzun bir hayat var hele ki bir Leviathan olan sen benden çok daha uzun süre yaşayacaksın. Bunca zaman boyunca ne yapacağız?

Hmh bir bakalım ne yapabiliriz? Maceracılar loncasına kaydolmak için 14 yaşını bitirmemiz lazım yani sen 2 ay sonra kayıt olabilirsin ancak benim daha 2 yıl beklemem lazım. Bu süreç zafında mana algımı geliştirmeye çalışacağım. Ayrıca sen kılıç kullanmayı sevdiğini söylemiştin istersen sana sağlam ve hafif bir kılıç ayarlayıp seni eğitebilirim.

Dışarıdan öyle görünmese de hanem kılıç becerileri ile tanınıyordu. Şahsen sana başta "Katilin Pençesi" olmak üzere bildiğim tüm teknikleri öğretmeyi çok isterim.

Haklısın ancak şehrin merkezinde ben kılıç çalışamam sende mana algını geliştiremezsin ne dersin daha sakin bir yere geçelim mi?

O halde bi ev bakalım, düzenli olarak para ödemektense bir kere ödeyip yolumuza bakalım.

İyi de o kadar parayı nereden bulacağız.

Sen rahat olsana ya Zenith hanesinin varisi ile karşı karşıyasın, o işi bana bırak.

Zenith mi? Güzel isim.

Evet epey güzel bir isim.

Kısa ve heyacan verici bir konuşmanın ardından Ryou elini havaya kaldırdı ve birkaç anlaşılması zor kelime söyledi ardından gökyüzü mavisi bir ışık elinde toplandı ve kılıç şeklini aldı.

Buyur Rain, bu kılıç an itibariyle artık senindir. Kılıcı elime aldım ve şaşkınlıkla incelemeye başladım. Katana benzeri sade, ortalama uzunlukta ve son derece hafif. Dışarıdan bakınca sağlam olduğu her halinden anlaşılıyor.

Gökyüzü mavisi rengi ve siyah-lacivert kabzası ile çok güzel bir kılıç, tam anlamıyla şaheser. Teşekkür ederim Ryou.

Rica ederim. Umarım yeni kılıcına hızla uyum sağlarsın, ben şehrin sınırına yakın bir ev bakacağım.

Endişelenme hediyene çabucak uyum sağlayacağım. Umarım istediğin türden bir ev bulabilirsin, göz zevklerine güveniyorum.

Hadi ortalığı toparlayalım bugün ikimiz de çok yoğun olacağız.

...

Vay canına ilk darbemin bu kadar kusursuz bir kesik açmasını hiç beklemiyordum, muhteşem.

Bu goblinler hep bu kadar güçsüzmüydü?

Belki de orklar ile savaşmalıyım ya da yüksek orklarla-

Ah bir dakika, canavar dahi olsa birilerine zarar vermek hep bu kadar eğlencelimiydi?

Rain duruma kendini o kadar kaptırmıştı ki kılıçla adeta dans ediyordu. Her yeri kanla kaplı olmasına rağmen durmak bilmiyordu. Yüzünde ki şeytani gülümsemeyi bastırmakta zorlanıyordu.

Kar beyazı saçları kan kırmızısına dönmüş, Safir mavisi gözleri mora daha yakın bir renge evrilmişti.

Yorulmak nedir bilmeyen Rain ilk önce E seviye bir zindanı temizledi daha sonra D seviye bir zindan... en son A seviye zindan olan "Ölümün Bekçisi" zindanına girmişti.

Normal bir insan tek başına ilk katı bile tamamlayamazdı. Ama elbette ki istisnalar olacaktı. Son derece sokukkanlı bir şekilde sakin ve hafif adımlarla ilerlemeye devam etti. İlk katlar orklar ve hobgoblinlerle doluydu. Diğer bir deyişle ucuz mana kristali-

3. Kata geçtiğinde Rain'i bir ürperti kapladı. Korkunç ve kana susamış bir aura ama kendini korumaktan bile aciz... Kat içerisinde gezinirken insanlardan 3 kat büyük olan zehir ipliği örümceği ile karşılaştı. Önünde ise 4-5 yaşlarında kücücük bir çocuk vardı.

Tanrım- bir çocuğun burada ne işi var? Yol boyu girdiğim zindanlarda öldürdüğüm canavarlar sebebiyle evrimleşen kaotik auramı serbest bıraktım.

Bu aura çocuğun aurasına baskın geldi ve örümceğin dikkatini çekti.

Gel bakalım iğrenç böcek, muhtemelen ilk kez boyuna göre biriyle oynadığın için heyecanlısındır. Bende aynı şekilde heyecanlıyım.. Bu yüzden yaşanacaklardan dolayı sorumluluk almayacağım.

Örümcek çirkin bir çığlık attıktan sonra üzerime doğru koşmaya başladı.

Asura Kanon:Bin Bıçak!

Gizli sanatımı konuşturmama rağmen zırh gibi derisini geçememiştim. Bu da ne böyle ilk kez böyle bir durumla karşılaşıyorum.

Örümcek anlık bir hareketle çelik gibi sağlam ağları ile sağ kolumu yakaladı. Dürüst olmak gerekirse çok şaşırdım ama bir o kadar da heyecanlandım.

Kana susamışlığımın beni kontrol etmesine izin vermek ile vermemek arasında kararsızdım. Ağları parçaladıktan sonra kendimi saldım. İradem karanlığa gömülürken ellerim kana bulanmaya devam etti.

-

Bilincim kapalıyken neler yaptığım hakkında pek bir fikrim yok ama gözlerim açtığımda örümceğin önümde 9 parçaya ayrılmış halini gördüm halbuki direkt olsrak beynine zarar vererek onu öldürebilirdim. Sanırım cidden acı çektirmekten zevk alıyorum.

Aşırı baskıdan dolayı bayılmış olan çocuğun yanına gittim. Bir Kijin- cidden bir kijin, varlıklarını gizleyerek yaşayan, son derece nadir rastlanan bir ırk- Büyü kullanımı bakımından çok yetenekli oldukları söylenir.

Ben bir kijinle karşılaşmakla kalmadım, yanlız bir kijin çocuğuyla karşılaştım. Tüm şansımı burada kullanmış olmalıyım. Ben düşüncelerim arasında kaybolmuşken küçük çocuğun gözleri aralandı.

Günaydın küçük hanım, nasılsınız?

More Chapters