Cherreads

Chapter 3 - 3-Bölüm:Sessizliğin İçinde Büyüyen Felaket

Sen kimsin? Cidden insanmısın? Nasıl o kadar büyük bir ruhani baskıya sahipsin? O kadar büyük bir kanasusamışlık için kaç kişiyi öldürdün?

Hey hey öncelikle sakin ol, başım ağrıyor o yüzden ağırdan al lütfen.

Pekala, seni rahatsız ettiğim için özür dilerim ayrıca beni kurtardığın için teşekkür ederim.

Önemli değil her halükârda o örümceği öldürecektim.

Sakıncası olmazsa adınızı öğrenebilirmiyim?

Rain, senin adın nedir?

Aoi- Aoi Asakumo tanıştığımıza memnun oldum.

Bende memnun oldum Aoi, neden böyle bir yerdesin? Kijin dahi olsan senin gibi biri için burası son derece ölümcül.

Kaçıyordum.

Ne, kimden kaçıyordun?

Maceracılardan, köyümü yok ettiler ve ailemi öldürdüler sonra da peşime düştüler. Onlardan kaçarken buraya girdim ve şans eseri buraya kadar geldim. Sonrasında maceracıların acı çığlıklarını duydum, tahminimce beni kovalarken çok yorgu düştüler ve savaşamadılar. Sonuç olarak öldüler.

Epey ilginç bir hikayeymiş- benimle birlikte Athelgard'a gelirmisin?

İnsanlar yine beni öldürmeye çalışmaz mı?

Endişelenme merkezi bir konumda değiliz bir süre evden uzaklaşmadığın takdir de hiçbir şey olmaz. Kendini koruyacak kadar güçlendiğinde büyüyle insan kılığına bürünüp bizimle birlikte maceralara katılabilirsin.

Bizimle derken?

Ah doğruya henüz söylemedim. Benimle birlikte yaşayan bir kişi daha var. Bir Leviathan, adı Ryou.

Leviathan'ların, Kijin'ler kadar ihtişamlı boynuzlara sahip olduğunu duydum o nasıl orada ve rahatça yaşıyor?

Boynuzlarını gizliyor tabiki de hadi gel detayları yolda anlatırım. Büyüyü öğrenmen zaman alır şimdilir bu ceketi giy, boynuzlarını gizlemen için yeterli-

Teşekkür ederim Rain abla.

...

Güneş batmak üzere hemen şehre dönelim. Gece vakti çoğu canavar mağarasından dışarı çıkıyor işimiz çok zorlaşmasın. Ayrıca bugün yeterince zorluk yaşadım muhtemelen daha fazlasını kaldıramam.

Hey abla, çığlıkları duyabiliyormusun?

Çok yorgunum dikkatimi toparlayamıyorum, anlayacağın duysam bile ne olduğunun farkına varmam da ne çığlığı neler oluyor?

Yakınlarda birileri yardım istiyor, gidip bakalım mı?

Pekala o zaman bu gün son görevi olsun bu hadi gidelim, yolu göster.

Aoi yaklaşık 10 dakika boyunca beni bir sağa bir sola sürükleyip pek çok ağacın aradından geçirdikten sonra boş bir alana geldik. Büyük bir barbar grubu bir grup tüccarın etrafını sarmıştı.

Ne yapmalıyız? Çok fazlalar baş etmesi zor olur.

8 kılıç yeterli olur.

Ne?

Benimle gel.

Dışarı çıkıp kendimizi belli ettik. Bir anda herkesi dikkati üzerimize döndü.

Hah canınıza mı susadınız hemen terk edin burayı yoks-

Kes sesini, bir barbar ne cürretle bana emir vermeye çalışıyor?

Küstah velet- millet öldürün şunları

Asura Kanon:8 Bıçak - Octagram!

Gelin bakalım aptallar, hepinizi cehenneme göndereceğim.

Havada ki manayı şekillendirip görünmez bir bağ ile kılıçlarımı kendime bağladım, bu sayede kontrol etmesi kolay oldu ama şimdi de böcek gibiler- çok kolaylar.

Tüccarlar gözleri fal taşı gibi açılmış bir şekilde kılıçlarıma bakıyorlardı. Ben ise gücümün son damlalarını onlar için harcıyordum. Küçük Kijin'e ufak bir gösteri yapmaktan zarar gelmez. Yaklaşık 140 kişiden oluşan barbar grubundan geriye sadece 15 kişi kalmıştı.

Kaçıyorlar.

Bırak gitsinler, ben şimdi tam anlamıyla tükend-

...

Bizleri kurtardınız teşekkür ederiz, size nasıl yardımcı olabiliriz? Genç hanımın gücü tamamen tükenmiş görünüyor.

Şey Athelgard'a kadar bize eşlik edermisiniz?

Elbette ki, ne de olsa biz de oraya gidiyoruz.

-

Şehre girdikten kısa süre sonra Rain gözlerini açtı ve konum büyüsünü kullanarak Ryou'nun yerini tespit etmeye çalıştı.

Uyanır uyanmaz büyü yapmamalısın abla, gereğinden fazla büyü yaptığın için bayıldın bir daha öyle bir şey olmasın lütfen.

Pekala öyle olsun daha dikkatli olurum.

Tüccarlar ile vedalaştıktan sonra Rain ve Aoi Gümüş Ay Hanına doğru yola çıktı. Şehrin en kalabalık noktaları bile son derece sessizdi. Bu çok tuhaf gelmişti gerçi saatin epey geç olmasını göz önüne alırsak bu oldukça normaldi.

İşte burası Gümüş Ay Hanı, bir süredir burada kalıyoruz. Hadi içeri girelim.

Kapı büyük bir gıcırtıyla açıldı, yüzümü kaldırdığımda direkt olarak onunla göz göze geldim.

Altın sarısı gözlerinde kaybolmuştum. Ona bugün yaşadıklarımı detaylıca anlatmak istedim ama bunu yapamayacak kadar yorgundum. Yavaşça ona doğru yürüdüm. O da ayağa kalkıp bana doğru gelmeye başladı.

Beklemediğim bir anda bana sıkıca sarılıp "Neden bu kadar geç kaldın Rain?" dedi. Ona olanları kaba taslak anlatıp uyumaya gittim...

Gecenin bir yarısı aniden uyandım, nefes nefese kalmıştım. Etrafı aydınlatan tek şey ay ışığıydı. Tekrardan uyumak için gözlerimi kapattım ama bir türlü uyuyamadım.

Ayağa kalkıp Ryou'nun yanına gittim. Bu tavrıma ne diyeceği umrumda değil sadece kendimi rahat hissetmek istiyorum. En rahat olduğum yer onun yanı, üzgünüm bu gecelik bana katlanman lazım genç adam.

Arkasına geçtim ve ona sıkıca sarıldım. Derin bir nefes çekip gözlerimi kapattım. İçimi bir huzur kapladı o anlık bütün sıkıntılarım yok oldu.

Nihayet rahat bir uyku çekebileceğim.

Saatler sonra;

Güneş ışığı yüzüme vurmaya başlayınca yavaşça gözlerim açtım. Ryou doğrudan yüzüme bakıyordu.

Nihayet uyandın Rain, neden burada olduğunu sorabilirmiyim?

Bir süre hiçbirşey söylemeden gözlerinin içine baktım. Ellerimin bağını çözmek aklımdan çıkmıştı.

Rain beni duyuyormusun?

Bu sözler beni kendime getirdi. Efendim Ryou?

Neden burada olduğunu sordum?

Gece gördüğüm bir kabus sonucunda uyuyamadım, bu yüzden yanına geldim..

Bana bu kadar sıkı sarılmak için ne kadar korkunç bir kabus gördün?

Boşver, hadi kalkalım Aoi kahvaltıya başlamıştır. Bizde ona katılalım.

Aşağı inip Aoi'yi selamladıktan sonra onunla birlikte masaya oturduk. Eğlenceli bir sohbetin ardından Ryou aniden ayağa kalkıp "Dün aradığın türden bir ev buldum ve aldım" dedi.

Anlaşılan artık burada kalmayacağız. Kahvaltıyı bitirdikten sonra hesabı ödeyip eve gidelim. Yerleştikten sonra zindanlardan elde ettiğim ganimetleri satmaya gideceğim.

Ryou abi sen uyumaya gittikten sonra biraz bahsetti de ikinizde berbat durumlardan kurtulup, birbirinizin desteği sayesinde buralara kadar gelmişsiniz. Sizler ile karşılaştığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Anlamadım?

Kısaca diyorum ki kadere boyun eğmeyi reddeden kişi sayısı iki elin parmağını geçmez ama ben o iki elin parmaklarından ikisine denk geldim.

Kader kişinin iradesi doğrultusunda değiştirilebilir. Yeter ki kendine inansın ve çabalasın.

Ryou genel olarak haklı, güçlü bir kişi kendi kaderini kendi belirler ama güçsüz olanın kaderi güçlüler tarafından belirlenir.

More Chapters