Cherreads

Chapter 28 - Truths

Gorgeus: nerede kalmıştık?...

Tamam.... sana şimdi bazı önemli şeyleri açıklayacağım sevgili okuyucu. Çünkü bunlar kafanı karıştırdığını düşündüğüm şeyler. Ve dürüst olmak gerekirse bu kitaba kafası karışık şekilde devam etmeni de istemiyorum, çünkü kafanın karışması bu kitaptaki şeyleri anlamanı zorlaştırır. 

Gorgeus: İlk olarak şu zaman çizgisini açıklamak istiyorum. Biliyorum, çok karmaşık ve kafa karıştırıcı şekilde anlattım ama gerçekten de öyle olduğu için öyle anlattım. izninle sana daha basit şekilde açıklayayım.

Gorgeus: Benim evrenimde tarih 100000 yıllık ve 50000. yılı milat olarak alıyoruz. ırklar savaşı milattan önce 49000 civarlarında yaşandı ve benim halkım da plapatep şehrinin olduğu bölgeye bu zaman diliminden hemen sonra geldi. sonrasında 5000 yıllık olduğu tahmin edilen bir kasaba dönemi ve o kasaba döneminin yozlaşması. daha sonrasında ise erinu cumhuriyeti kuruldu. bu da yaklaşık olarak milattan önce 43000 civarlarına denk geliyor. milattan önce 30000 ise benim doğduğum yıl sonrasındaki 15 ila 20 yıllık süreç ise gorgeus ihtilali, isyan bastırma, güney yarımkürenin kuzeyden ayrılması ve mühürlenmesi, daha sonra ise palapatep şehrinin yeniden tasarlanması ve benim yargılanmam. zaman çizelgesi tam olarak böyle oldu. ancak, benim sanal uzayım zaman çizelgesi içerisinde tüm rotalarımın ortak başlangıç rotası olarak gorgeus ihtilalinden hemen öncesi olan bir zaman dilimi ile başlıyor. ve bütün rotalarım bittiği andan itibaren o andan geri başlıyor. yani evet, bazı eyemlerim için hiçbirşeye dokunmadan binlerce yıl beklemem gerekebiliyor

Gorgeus: ve buradan doğan bir şey de şu, bu evrende ülkeler nasıl bu kadar uzun süreler ayakta kalabiliyor? bu evrenin bir vatandaşı olarak sana 2 cevap verebilirim. birincisi ömür ikincisi bürokrasi. ilk olarak bu evrende ömrü uzun olan ırkların medeniyetleri doğal olarak daha yavaş yıkılıyor. ve görece daha az yaşayan ırklar ise bürokrasi ve yönetimlerini yine bu kadar uzun dayanacak şekilde oluşturuyorlar

bundan sonra... gelelim neden geçen bölümlerde üstüme düşen binanın beni ezmesine izin verdiğime. eğer bu kadar ontolojik güçlerim varsa o bina tarafıdan ezilmem mantıksız değil mi?

aslında hiç de mantıksız değil sevgili okuyucu. gel de sana bunun mantığını anlatayım

Şöyle ki, ben terörist olarak biliniyorum ve ontolojik güç kullanabildiğim biliniyor. Ve o gücü kullanırsam ifşa olurum. Ki bu benim sanal uzayım. Gerçekten öleceğim yok. O yüzden buna izin verdim

Gorgeus: Bunun yanında sana açıklamak istediğim başka bir şey daha var sevgili okuyucu. Benim evrenimin nasıl işlediği gerçeği. Sen bu evren hakkında bilgi sahibi değilsin. O yüzden bazı şeyler sana tuhaf veya mantıksız gelebilir... ve kafandaki bu soru işaretlerini kapatmak, bu kitabın ana karakteri ve onun biricik anlatıcısı olarak tabiki de benim görevim.

Öncelikle... Kamusal alanlarda hayati tehlike veya mecburiyet yaratan durumlar haricinde bireysel güç kullanmak ve bu güçler ile huzur bozmak kesin şekilde yasak. Eğer bunu yaparsan halkın huzurunu bozmak ve kamu kuralllarına aykırı davranmak suçlarından hapishaneye gidersin

Gorgeus: Ayrıca... farklı alemler demiştim herşeyden önce... Alemler arası sryahat tahmin edebileceğin gibi portallarla sağlanıyor. Alemler arası geçiş için çok fazla protokol ve farklı kural var. Hem yasalarla hem de evrenin kuralları ile çok sıkı ve zor bir şey bu. Ayrıca çok fazla ek madde ve çok fazla istisna barındıran yasalar var. Ama onlardan bahsetmeyeceğim bile onlara bir başlarsak bir daha o konunun içinden çıkamayız.

Bunun yanında eklemem gereken önemli bir şey de yüksek bireysel gücün neden herşeyi çözmediği gerçeği. Sana en başta da demiştim sevgili okuyucu, yaşadığım evrende bireysel güç tüm sorunları çözmez ancak doğru güç doğru kişinin elinde iş yapar.

Bunun nedeni bazı gerçekler. Güçlü olmak zengin olmak demek değildir. Meşru olmak değildir yada kişilik değildir. En önemlisi ise bireysel güç sana uzamnlık veya kıdem vermez. İşte bu yüzden bireysel güç tüm dertlerini çözmez. Bireysel gücün yanın başka şeyler de ekleyebilmelisin ki o gücün gerçekten işe yarayabilsin. Mesrla ben bireysel gücümün yanında örgüt, alemler arası halk desteği ve organizasyon eklemeye çalışıyorum aslında.

Anlayacağın, bu ve bunun gibi sebepler yüzünden bireysel güç tüm kapıları açmaz...

Ve gelelim bir sonraki açıklayacağım şeye. Irkım

Geldiğim evrende yüzden fazla ırk olduğunu ve kaç tane ırk olduğu konusunda bile fikir birliği olmadığını sana zaten söyledim sevgili okuyucu.

Ama bu tabikide akla bir soruyu getiriyor

Bu kadar çok ırk varsa o zaman benim ırkım ne? Elimizdeki soru bu

Benim ırkım'a geldiğim yerde "Güney halkı" ismini veriyorlar. Ama bu isim aslında bir dile yerleşmişliğin sonucu.

Bunun sebebi tarihsel olarak kuzeylilerin güneydeki kıtayı ilk keşfettiğinde benim halkım ile karşılaşmış olmaları. Bu yüzden bize "Güney halkı" demeye başladılar. Ancak daha sonrasında o kıtadaki diğer ırkları da keşfettiler. Ama dile öyle yerleştiği için bu da öyle kaldı ve ırkıma böyle denilmeye drvam etti.

Bununla da kalmıyoruz ama sevgili okuyucu. Sonuçta benim evrenim seninkinden tamamen bambaşka bir evren olduğu için doğal olarak seninkinden bağımsız, apayrı kurallara ve olgulara sahip olması da gayet normal. Hatta asıl anormal olan aynı olmaları olurdu

Ve bilmediğin bir yer ile ilgili kendince çıjarım yapmak genelde yanlışlarla sonuçlanır sevgili okuyucu. Söyle bana, ben bu gerçekleri anlatmamış, bu mantığı kurmamış olsaydım ne olacaktı? Sen yanlış yapmaya devam edecektin

Ama kitabın başında dediğim gibi yapıp sorumluluğu kendi üzerime alarak seni bu yanlış çıkarımlardan koruyorum. Sana en başta verdiğim sözde duruyorum.

Ama bundan sonra ne anlatabileceğimi açık söylemek gerekirse ben de bilmiyorum. Belki de sadece ilerlemeye devam etmek bunun için yeterli olurdu... ama sana ne söyleyeceğim biliyor musun? Bu kitabı istesem hiç anlatmayabilirdim bile. Veya seni sadece boş, anlamsiz sözlerle oyalayarak kitabin sonuna kadar sürükleyip boşa zaman harcamani da sağlayabilirdim sevgili okuyucu.

Gorgeus: Çünkü bu kitap, benim onu anlamlı kıldığım kadar anlamlı. Ve anlamsızlığa boyun eğmek istemediğimi sana zaten söyledim... eğer bunu doğrudan yüzüne karşı söylememi istiyorsan merak etme, onu da çok rahat şekilde yapabilirim sevgili okuyucu. Hatta dur, şuanda... tam şuanda aynen bunu yapacağım

Gorgeus: Sorgula. Sana dayatılanları sorgula. Çünkü kişi kendi içinde soğduğu ortamı en doğru en uygunu zanneder. Sen bu yanılgıya sakın düşme! Üret, üretken ve akılcı ol. Akılcı ol ki saçmalıklar seni etkileyemesin. Bakmayı değil görmeyi öğren... ikisi aynı şey değil... fikir mi arıyorsun? Git kendin bul. Kişinin kendi fimrinden daha doğru fikir yoktur. Etkilenme etkile. Çünkü ancak böyle birisi olursan aydınlığa çıkarsın ve gerçekten anlamlı, iyi biri olabilirsin... eğer yaşadığimız evrenlerin büyük fsrlarına rağmen illa büyük ve önemli bir anlam arıyorsan al, işte sana bu büyük farklara rağmen verebileceğim anlam ve verebileceğim en büyük öğüt bu... bu konuda bir zerre kadar şüphen olmasın

More Chapters